Bazı insanlar hayatımıza girmez; sessizce içimizde bir yer edinir.Bazı vedalar yaşanırken değil, yıllar sonra anlaşılır.Bazı hikâyeler ise anlatılmak için değil, insanın kendisini bulması için yazılır.Uzak Adam, geçmişin gölgesinde kalan bir insanın, suskunlukların ve yarım kalmış hikâyelerin izini sürüyor. Bir insanın başkasına olan uzaklığından çok, kendisine ne kadar uzak düşebileceğini anlatıyor.Çünkü zaman, her şeyi unutturmuyor.Bazı yüzler hafızadan silinse de bıraktıkları iz kalıyor. Bazı cümleler söylenmeden büyüyor, bazı özlemler yıllar geçse de eksilmiyor.Kadir Çapan’ın Uzak Adam adlı eseri; yalnızlığın, özlemin, kırgınlığın ve insanın kendi iç dünyasına yaptığı sessiz yolculuğun izlerini taşıyor.Belki de herkesin hayatında bir “uzak adam” vardır.Gidemediği, dönemediği, unutamadığı ya da kendisinde bıraktığı izden bir türlü kurtulamadığı...Çünkü bazen insan, en çok sevdiğinden değil; kendisinden uzak düşer. “İNSANIN KENDİNE OLAN UZAKLIĞI, AŞILMASI EN ZOR MESAFEDİR.”Uzak Adam…Bir insanın değil, bir ömrün sessizliğine açılan kapı.