“Milliyetçiliğin önemli avantajlarından biri olan elastiklikle uyumlu olarak, ‘yeni’ olan milliyetçilik ideolojik olarak daha savruk, amorf ve merkezsiz. (…) ‘Öfkeli’ olmak, hak yaratan bir toplumsal siyasal gerekçe gibi ele alınabiliyor. (…) Netleştikçe veya ‘aydınlandıkça’ büyümekten ziyade, kafası karıştıkça, amorflaştıkça genişleyen bir dinamik görüntüsü veriyor.” Kemal Can Gençler arasında revaç bulduğu gözlenen “yeni” bir milliyetçilik tarzı, aşağı yukarı 2020’lerle birlikte Türkiye’de geniş bir ilgi konusu oldu. Bayram Koca “Öfkeli Genç Türkler”de, hem geniş bir arşive hem derinlemesine mülakatlara dayanarak, bu akımı tahlil ediyor. Öncelikle “anti-”lerle belirlenen bir ideolojik çizgi bu: Anti-AKP, anti-Kürt, anti-göçmen, anti-MHP… Atatürkçülük ve sekülerlikle sıkı eklemli modernist bir “Türklük gururu” kendini gösteriyor. Ve elitizme yatkın demokrasi anlayışının işaretlerini görüyoruz. “Öfkeli Genç Türkler”, yeni milliyetçiliğin İYİ Parti, Zafer Partisi ve başka kurumsal mecralarla etkileşimine de göz atıyor. Ayrıca, göçmen karşıtı kampanyalardan Saraçhane direnişine, bu akımın eylemlilik içinde kendini nasıl ifade ettiğine bakıyor.