İnsanlık tarihi boyunca güç, servet ve saygınlık neden hep adaletsiz dağıldı? Neden bazı hayatlar doğduğu an zirveye yerleşirken, diğerleri görünmez duvarların ardında kalmaya mahkûm ediliyor? Bu çalışma, toplumun o çok iyi gizlenmiş görünmez katmanlarını ve bu katmanlar arasındaki sancılı geçişleri en yalın haliyle mercek altına alıyor. Şimdiye kadar bu alanda yapılmış özgün ve kapsamlı araştırmalardan biri olarak, bu konu alışılagelmiş kalıpların dışında ele alınıyor.Kitap boyunca eşitsizliğin kökenlerini anlamak adına başka bir harita sunuluyor. Metin Marx, Weber, Parsons ve Bourdieu gibi düşünürlerin kuramsal mirasından beslenirken, arkaik sürülerin doğal eşitliğinden yerleşik yaşamın doğurduğu ilk sınıfsal kırılmalara kadar tarihsel bir yolculuğa çıkıyor. Modanın sınıfsal dilinden hiyerarşilerin insan psikolojisindeki derin izlerine, kadın ve erkek arasındaki ilk işlevsel yol ayrımından eğitimdeki fırsat eşitliği illüzyonuna kadar hayatın görünmez kodlarını sorguluyor.Peki, bu katı hiyerarşinin neresindeyiz ve sınırları aşmak gerçekten mümkün mü? Seçkinlerin, aydınların ve modern sınıfların dünyasındaki o büyük sosyal akışkanlığı çözümleyen bu yapıt; aynı zamanda maruz kaldığımız gizli hiyerarşileri de baştan aşağı sorguluyor.