Bugün yola çıkıyorum. İlk durağım Merv olacak. İçimde tarif edilmez bir heyecan, biraz da endişe var. En azından arkamda düşünmek zorunda olduğum kimseyi bırakmıyorum; yüce yaratıcının bana bir ihsanı belki de yalnızlık. Gidiyorum; aramak için gidiyorum. Lakin ne bulacağımı, yolun sonunun nereye varacağını bilmeden, içimde esen rüzgârın ardından gidiyorum. Rabbim, inşallah niyetim halis, maksudum sensin. Sana güvendim, sana dayandım. Ruhundaki derin eksikliği gidermek ve aradığı hakiki ihlasa erişmek için Horasan’a doğru yola çıkan akademisyen Asım’ın yolu, kadim bir emanetle kesişir. Geçmişin kapılarını aralayan bu emanet, zamanla kendi iç dünyasını seyrettiği bir aynaya dönüşür. Asıl yolculuk ise o aynada kendiyle yüzleşmesiyle başlar. Elif Veske, tarihî gerçeklerden beslenen güçlü kurgusuyla, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin manevi dünyasını; modern insanın içsel buhranları ve ilmin gönle galebe çalmasıyla derinleşen hakikat arayışını aynı yolculukta buluşturuyor.