İş yaşamı güzel kelimeleri sever. “Liyakat” der, “bağlılık” der, “kültür” der, “çeviklik” der, “kapsayıcılık” der, “liderlik” der... Sonra bu kelimeler toplantı notlarında pürüzsüzleşir, raporlarda cilalanır, koridorlardaysa yorgun birer slogana dönüşür. Oysa bir kavramın gündelik işleyişte nasıl karşılık bulduğuna bakınca, o kurumun insanla, güçle, adaletle ve sorumlulukla nasıl bir ilişki kurduğu da görünür hale gelir. Kelimeler ele verir.Yeni Kavramlar Yeni Gerçekler tam da bu nedenle ortaya çıktı. Çünkü yaşadığımız çağ, eski kelimelerle açıklanamayacak kadar çatallı, hızlı ve yorucu. “Çalışan bağlılığı” denince artık yalnızca anket skorlarından söz edemeyiz. “Liyakat” denince yalnızca terfi sistemlerine bakamayız. Yapay zekâyı konuşurken yalnızca verimlilik hesapları yapamayız. Yaş ayrımcılığını, linci, vasatlığı, sahiciliği, statüyü, yalnızlığı, performans baskısını ve kurumların görünmeyen güç ilişkilerini eski sözlüklerle okuyamayız. Yeni gerçekler, yeni kavramlar ister. Her bölümün sonunda yer alan sözlükler de bu arayışın bir parçası. Kavramları, içinde yaşadığımız kurumsal dünyanın küçük pusulaları olarak görüyoruz. Bir sorunu yanlış adlandırdığımızda çözümü de yanlış yerde ararız çünkü dil düşünmenin sınırını çizer. İş yaşamı kimi zaman kavramları sis makinesi gibi kullanır. Biz, o sisi dağıtacak kelimelerin peşindeyiz.İş dünyasının iki güçlü ismi, bu alanda uzun yıllardır araştırmalar yürüterek danışmanlık veren Evrim Kuran ve Murat Yeşildere, yeni çağın yeni iş sözlüğünü yazıyor.