Bu kitap, kelimelerin kalbimde yıllardır sürdürdüğü sessiz yolculuğun izlerinden doğdu. Her şiir, hayatın kulağıma fısıldadığı bir anın, bir bakışın, bir kırılmanın, bir iyileşmenin içimde bıraktığı yankının biçimlenmiş hâlidir.Belki de şiir, insanın susarak anlatamadıklarını harflere teslim etme çabasıdır; ben de bu kitap boyunca kendi sessizliklerimin arasından size bir yol açmaya çalıştım.Okuyacağınız dizeler ne tamamen bana ait ne de tamamen sizi bekleyen boş bir oda... Şiir, ancak okurun yüreğinde tamamlanan bir yolculuktur. Bu yüzden her bir sayfada, kendi hikâyenizin bir gölgesini, kendi duygularınızın bir kıvılcımını bulmanızı diliyorum.Bu kitabı hazırlarken bana ilham olan eşim Selda'ya veinsanlara, içimin derinliklerinde saklı kaldığı hâlde beni yazmaya zorlayan her duyguya teşekkür ederim. Ve elbette, bu satırlara zaman ayırıp ses veren siz okurlara...Şiirlerin kalbinizde yeni kapılar aralaması dileğiylePsikanalizin geçmişini ve geleceğini bilgi birikimimizle karıştırma gafletinden sakınmamız icap eder. Zira Freud’un açıkça göstermiş olduğu üzere, psikanalizin geleceği ancak ve ancak analizanlardır. Bir analizan, her bir yeni görüşmede, ağzını her açışında, psikanalizin geleceğinden izleri ona yöneltilmiş kulaklara saçmaktadır. Bu sebeple, bir analizanın gelecekten getirdiği haberlerin aksine, bilimsel bir söylem çerçevesinde karikatürize edilmiş bir Freud’un mimarlarının psikanalizin geleceğini ipotek altına almasına müsaade edilmemelidir. Psikanaliz karındaşlık değil yarındaşlıktır. Geleceğe açıklıktır. Bu bibliyografya, Freud’un eserinin Türkçedeki geçmişine dair bir fikir sunabilir. Fakat imkânları bununla sınırlı olmak zorunda değildir. Psikanalizin geleceğine açılacak her türlü çalışmaya karından değil yarından bağlıdır bu bibliyografya; bir yarın adımıdır. Yarın değildir fakat yarına açıktır. Bu açıklığın ikamesi, dolayısıyla, özcü, âtıl ve nostaljik bir karındaşlık olamaz. Dolayısıyla bu çalışma, geçmiş ile gelecek arasında salınacaktır.İbrahim Şahin Ateş