New York Times çoksatan yazarı, televizyon ve podcast sunucusundan; dikkat kapitalizminin zihinlerimize ve kalplerimize yönelik saldırısının siyasetimizi ve toplumumuzun dokusunu nasıl sil baştan biçimlendirdiğine dair güçlü ve geniş kapsamlı bir hesaplaşma.Hepimiz hissederiz bunu: Dikkat dağınıklığını, odak kaybını, yanlış şeylere uzun süre bağımlılık derecesinde takılıp kalmayı... Sokakta elindeki telefona gömülmüş zombilere çarpıyoruz, kaldı ki kimi zaman o zombiler biz oluyoruz. Restoranda, aynı masada oturup gözlerini telefonlarından ayırmayan o dört kişiye acıyarak bakıyoruz; derken kendi cebimizdeki titreşimi hissediyoruz.Bir şeyler büsbütün değişti. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde kamusal ile özel alan arasındaki sınır, en azından teoride netti. Oysa Chris Hayes'in de ifadesiyle: "Birkaç teknoloji şirketinin yardımıyla, bu sınırı neredeyse on yıl içinde yerle bir ettik." Hayes'e göre çağ belirleyici bir dönüşümün tam ortasındayız: Dikkat, bizden sökülüp alınan ve her geçen gün bizi kendine yabancılaştıran bir emtiaya, ticarileşmiş bir kaynağa dönüşüyor.Kırılma noktası tam da burada. Sirenler bizi mecbur bırakmak için tasarlanmıştı ve şimdi günün, gecenin her saatinde yatak odalarımızda, mutfaklarımızda çalıyor; insan dikkatini devşirmek üzerine kurulmuş tarihin en değerli şirketlerinin, devasa imparatorlukların emirlerini yerine getiriyor. Sirenlerin Çağrısı; hayatlarımızın, siyasetimizin ve geleceğimizin kontrolünü yeniden elimize almak için hepimizin ihtiyaç duyduğu o büyük kitap.