Yaşlanan kişiler onlara bakacak yerlere ihtiyaç duyuyorlar. Ben de yaşlandım ve bir bakımevindeyim. Bana kaldığım yer beş yıldızlı bir otel gibi geliyor. Yapacak işim yok, eski günleri düşünmekten başka. Kırık dökük hatıralar arka arkaya gözümün önünden geçiyor. Bazen en olmayacak zamanda mutlu olduğum anıyı düşünürken sonrasında beni kahreden bir gün aklıma geliyor. O hatıraları tetikleyen eski günlerde yaşadıklarım değil mi? Bilgisayarlarımı alalı 10 yıl oldu. Fakat eşim Mutlu hasta olduktan sonra 1,5 yıl evde, 1,5 yılda şu an kaldığım Gülhan Doğan Bakımevinde bilgisayarlarımı hiç kullanamadım. Kullanmayı unuttum. Eşim öldükten sonra bir süre kendime gelemedim. Onunla kaldığım bu bakımevinde ona çok güzel bakıldı. Ama alnımıza yazılan ömür ne kadarsa o kadar yaşıyoruz. Tekrar kendime gelip bilgisayarla satranç oynamayı canım isteyince doktorumuz Sayın Mehmet Engin Doğan’dan bilgisayarımı getirmek için izin istedim. Bana izin verdi ve hayat hikâyemi yazmamı tavsiye etti. Bu tavsiyeden anladığım; hatıralarımı yazarken ruhsal kırgınlıklarımdan kurtulmamı sağlamaktı. Bir deneyeyim diye yazmaya karar verdim. Hayat hikâyem hoşunuza gitmeyebilir. Ama yaşadıklarımı değiştiremem ki sevgili okuyucularım.