SESKaranlığın İçinde Bir Yankı, Gerçeğin Ötesinde Bir İllüzyon.Dünyası Zifiri karanlık olan bir kadın için gerçeklik, yalnızca duyduğu seslerden ibarettir.Kadın, uğradığı ağır bir ihanetin ve yaşadığı yıkıcı travmanın ardından hayata tutunmak içinson bir çare arar.Kadın, insanların karakterini seslerinden okuduğuna inanmaktadır; ancak bu sese duyduğusaplantılı bağlılık, onu tehlikeli bir yola sürükler.Fikret Karakoyunlu’nun kaleme aldığı SES, insan ruhunun kırılganlığını, sese yüklenenanlamların yıkıcılığını ve bir kadının travmalarından kaçarken nasıl kendi karanlığındakaybolduğunu sarsıcı bir dille anlatıyor. Ben insanları sesleriyle tanırım. Onları hiç görmedenbile karakterlerini anlayabilirim.Ama ya o ses, sahibine ait değilse?AYNI VALİZİN YOLCULARI“Her leke bir imzadır.”Uluslararası bir havalimanı terminali... Zamanın asılı kaldığı, kimliklerin valizlerle birliktekaybolduğu bir Araf. Canan ve Gözde. İki yabancı kadın, kayıp bir kırmızı valizin peşindekendi geçmişlerinin en karanlık köşelerine doğru bir yolculuğa çıkıyor.“Aynı Valizin Yolcuları”, izleyiciyi kusursuz bir hapishane mi, yoksa lekelerle dolu bir özgürlükmü sorusuyla baş başa bırakan çarpıcı bir hesaplaşma hikâyesi.Fikret Karakoyunlu, modern insanın mükemmeliyetçilik hapishanesini ve bastırılmışkimliklerin isyanını usta işi bir dille sorguluyor. Aynı Valizin Yolcuları aynaya bakmayakorkanların ama aynadaki o yabancıyla tanışmadan da özgürleşemeyenlerin dramı.Oyun bittiğinde şu soru zihninize kazınacak: Siz hangi taraftasınız?