Kıssalar, Kur’ân’ın kalbinin attığı yerdir. Onlar, soyut hakikatleri somut hayat sahnelerine dönüştüren vahiy kaynaklı bir üsluptur. Ne salt birer tarih anlatısıdır ne de sadece geçmişe dönük birer ibret vesikası... Onlar, her çağın muhatabına, kendi gerçekliğinin ilâhî esintisini iletir. Bu çalışma, Kur’ân kıssalarının dilini anlamaya ve bu dili günümüz insanının idrakine, kalbinin iştiyakına ve aklının sorgusuna arz etmeye yönelik mütevazı bir çabanın ürünüdür. Maksadımız, kıssaları mücerret nakletmekten ziyade onların Kur’ân bütünlüğü içindeki eşsiz mevkiini, anlatım yapılarını, taşıdıkları sembolik derinliği ve her birinden damıtılabilecek hikmet pırıltılarını ortaya koymaktır.