“Keloğlan yüzyıllar sonra yeniden doğdu.” Otizmli bir birey olan Keloğlan, doğuştan gelen keskin gözlem gücü ve sıra dışı zekâsıyla dünyayı herkesten farklı algılar. Detaylarda saklı gerçekleri görür, kimsenin fark etmediği bağlantıları kurar. Köyünde karşılaştığı sorunları analiz eder, kendine özgü yöntemler geliştirerek çiftçilere rehberlik eder. Onlara sadece üretmeyi değil, doğaya zarar vermeden ve insan sağlığını koruyarak üretmenin yollarını da öğretir. Peki Keloğlan, hem insanı hem doğayı koruyan bir üretim anlayışı için mücadele eden gerçek bir kahramana dönüşebilecek mi?