Elindeki bu kitap, sadece bir babanın evlâdına yazdığı nasihat değil; başlı başına bir okuldur, bir uyanıştır, bir yol haritasıdır. Bu satırları okuyan her insan, kendi nefsine dönüp, “Ben neredeyim? Hayatım nereye gidiyor? Allah’la bağım ne kadar canlı?” diye sormalıdır. Çünkü bu mektup, seni uyandırmak için yazılmış gibi. İçindeki insanı yeniden inşa etmeye, nefsinin karanlıklarını aydınlatmaya ve seni hakikat basamaklarının ilk adımına taşımaya çağırıyor. Burada sadece öğüt yok; burada bir uyanış çağrısı var. Bu metin, seni bekleyen tehlikeleri haber veriyor. Sana diyor ki: “Kafanı kaldır, etrafına bak, aklını işlet. Her söze kanma, her akıma kapılma.”Eğer bugünün gençliği, bu kitabı dikkatle okuyup içindekileri hayatına geçirirse… eğer kendi heveslerini, kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp hakikatin çağrısına kulak verirse… işte o zaman yeniden dirilir bu ümmet. Yeniden parlar o kaybolan izzet. Çünkü bu dinin nuru sönmez; yeter ki onu taşıyacak temiz yürekler bulunsun. Allah, nurunu tamamlayacaktır; kâfirler bunu istemese bile.