Meşru müdafaa mı yoksa cinayet mi? Gece yarısı. Oxford'un dış mahallelerinde, gözlerden uzak bir çiftlikte dehşet verici bir cinayet mahalli... Bir adam yakın mesafeden vurulmuş hâlde mutfakta ölü yatmaktadır. Çiftliğin yaşlı sahipleri, hırsıza karşı kendilerini savunmak zorunda kaldıklarını iddia eder. Ancak suç mahallinde Dedektif Adam Fawley'nin içine sinmeyen bir şeyler vardır. Sezgileri ona, bu hikâyenin göründüğünden çok daha derin olduğunu söylemektedir. Maktul gerçekten evi soymaya geldiyse neden eldiven takmamıştır? Neden yanında herhangi bir hırsızlık aleti yoktur? Ev sahibi adam, silahı ateşledikten hemen sonra neden polisi aramamıştır? Karısı neden kan sıçramış kıyafetlerini apar topar yıkamıştır? Polisler soruşturmayı derinleştirdikçe bunun ters giden sıradan bir hırsızlık vakası olmadığı anlaşılır. Olayın, yıllar önce bir çocuğun öldürülmesi ve adaletin yerini bulmadığı iddiasıyla ülkeyi sarsan meşhur bir davayla bariz bir bağlantısı vardır. Haber basına sızınca ortalık karışır. Fawley ve ekibi, bir anda hem davayı çözmek hem de çetin bir suçluyu adalete teslim etmek için büyük bir baskı altında kalır. "Fawley her zamankinden daha güçlü bir şekilde geri döndü." -Shari Lapena "Harika ters köşeler barındıran, gerilim dolu ve ustaca kurgulanmış bir hikaye." -Catherine Cooper "İlgi çekici karakterleriyle çarpıcı bir insan hikâyesi." -Janice Hallett