Bin yıllardır anlatılan hikâyelerin merkezinde onlar vardı: Kimi baştan çıkaran bir günahkâr, kimi yıkım getiren bir büyücü, kimi de sessizliğe mahkûm edilmiş bir gölge olarak damgalandı. Mitoloji ve sanat tarihi, kadını çoğunlukla erkeğin gözünden, onun korkuları ve arzularıyla şekillendirilmiş katı kalıplara hapsetti. Kadınlar, yüzyıllar boyunca kendilerine seçim şansı tanınmayan bir kurgunun nesnesi hâline getirildi. Asuman Kafaoğlu-Büke, Antikçağda Kadın Olmak’ta yüzünü gölgede kalanlara çeviriyor ve mitolojinin kadın kahramanlarını ataerkil uygarlıkların onlara yapıştırdığı etiketlerden arındırıyor. Havva’dan Medea’ya, Penelope’den Helen ve Venüs’e uzanan bu yolculukta mitlerin sarsıcı dünyasındaki kadınların izini sürüp kusurları, öfkeleri, tutkuları ve kırılmış kalpleriyle yaşayan, nefes alan gerçek karakterlere dönüşümlerine tanık oluyoruz.