Usta gazeteci Merdan Yanardağ, 24 Ekim 2025’te bir kumpasla gözaltına alındı. 27 Ekim’de tutuklandı. Amaç, rejimin karakteriyle uyumsuz; bağımsız, sosyalist, cumhuriyetçi bir sesin, TELE1’in susturulmasıydı. Fakat gerçeğin devrimci kuvvetinden kaçabilmek ne mümkün! Merdan Yanardağ, bu süreçte, mahkemeleri ve sunulan iddianameyi bir tür siyasi hesaplaşma alanı olarak ele aldı. Aydın tavrından taviz vermedi. Ülkemizin yurtsever, cumhuriyetçi, devrimci birikimine yaslanarak, haklılığından taviz vermeden, kumpası ifşa etti. Silivri Cezaevi’nde de aynı çalışkanlıkla araştırmaya, düşünmeye, üretmeye devam etti. Elinizdeki kitap, sürecin başından bugüne kadar yaşanan gelişmeleri değerlendiren yazılardan oluşuyor. Casusluk davası, TELE1’in yayıncılık anlayışı ve ilkesi, AKP iktidarının yaşadığı meşruiyet krizi, yeni “çözüm” süreci, bölgemizdeki ve dünyadaki güncel gelişmeler, Kemalistsosyalist ittifakı gibi konular kitabın ana eksenini oluşturuyor. Güncel değerlendirmelerle felsefi/kuramsal denemelerin iç içe geçtiği kitap, umutsuzluğa kapılmadan, siyasal bir çıkışın imkânlarını tartışıyor.