“İsmail Efendi battaniyeyi kaldırmak için ucundan tuttuğu anda parça elinde kaldı. Erimişti battaniye. Feyza hem ağlıyor hem de annesine bakıyordu. İskelet halinde kalmıştı. Her kemik kendi yerinde sıralı bir halde duruyordu. Kolunun ucunda parmaklar ...