Babür Pınar’ın Bencillik ve İyilikçiliğe ilişkin kuramsal çalışması.Yazara göre; Bu çalışma, muhtaçlık, vicdan, ruh, “acımak” ve iyilik kavramını sınıflı toplum yapısı nesnelliğinde, ideoloji ve ahlak bağlamında ele alarak, bu sembol kavramların egemenlik ilişkileri içindeki işlevini tartışmaktadır. Kitapta, acımak ve iyilik yapmanın, insani bir erdem olarak sunulmasının ideolojik bir kurgu olduğu ileri sürülmekte; bu yaklaşım Marksist teori ve eleştirel düşünce geleneği çerçevesinde analiz edilmektedir. Ayrıca, vicdan, merhamet ve iyilik söylemlerinin, toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretme mekanizmaları olarak nasıl işlev gördüğü tartışılmaktadır.İyilik, tarih boyunca insanlığın en yüce erdemlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Ancak bu sembolik tanım; çoğu zaman iyiliğin, toplumsal, ekonomik ve ideolojik bağlamdan koparılarak ele alınmasına neden olmuştur. Bu çalışma, iyiliği; bireysel bir erdem olarak değil; sınıflı toplumun, ideolojik, siyasi ve maddi (kültürel) ilişkileri içinde konumlandırılan bir pratik olarak ele alır.